MÜZİK

6 Haziran 2011 Pazartesi

BABA&OĞUL SORGULAMALARI 1

Senden büyüdüm ben baba. Annemden değil senden öğrendim hayatı. Nasıl her anne acılarıyla büyütürse evladı, sende öyle boşluğunla büyüttün beni. Seni nasıl affedeceğim?  Yokluğunda yitirmişken bunca şeyi. Katı, ruhsuz, sevgisiz şu dünyaya, sen bu kadar çok benzerken. Ve ben varlığının yokluğunda, doğruları ararken. Ben seni nasıl affederim baba?     
                                                        
           Beni suya bıraktığın o günü hatırlıyor musun? Kendimi suya dayadığım o günden sonra benim aslında o boşluktan çıkamadığımı derinlerde yüzdüğümü fark ettin mi sen? Benimle ilgili ufacık bi kaygı meşgul etti mi hiç seni.  Oğlunu aradın mı özleyip frekanslarda?  Ya da ne bileyim, alıp içene yüreğine sokmak,  bin defa pişmanım demek geldi mi ki içinden.  Bunca zaman sonra ben sensizlikle eksikleşmişken bu kadar, sen bensizliği kolay kabullenebildin mi yani, beni babasız bıraktığın gibi kendini de bensiz bıraktığını göremedin mi?                                                                                                                            
      Aslında sen sadece benim için değil kendin için bile yoktun biliyor musun? Sana benzeyen yerlerimi törpülemekle geçti hayat, sen yokluğunda büyüyen oğlunu tanıyor musun? İçimde hiçliğe açılan boşluklar bıraktın. Ve sevdiğim tüm insanlar o boşluklardan içeriye girdiler. O boşluğu fırsat bildiler beklide. Beni en çok boşluklarımdan vurdular o yüzden. Yoktun baba, onlarda yoktu. Hep yenilen ben, hep yenen o bıraktığın boşluk oldu böylece.  Şişede durduğu gibi durmayan bendede durmadı zaman zaman, ben elimi attığım her şişede senin kokunu aramış olabilir miyim? Sen neden o şişeler gibi kokardın baba?                                                                                                                                                                   
          Küçük sevgilere hep inandı oğlun, yetermiş gibi geldi mutlu olmak için bu kadarı. Hala şansımı zorlarken ben, sen mutluluğu elinin tersiyle itip yüzümüze çarpmıştın, dağılmadan hemen önceki haline döndürebilir misin insanı?  
        Sen neden bu kadar yoktun ki baba? Beni sen dünyaya getirdin ama oğlun olabildim mi senin. İbranilerin inanışlarına göre dünyaya gelmeden önce seçermiş anne babalarını çocuklar, ben seni seçmişken o kadar. Sen neden daha çok yaşanmışlığa izin vermedin ki, beklide zamanı geri alsan, bu defa itmezdin elinin tersiyle mutluluğu, pişmanlık kokuyordur artık şişeler kim bilir. Unuturum istersen her şeyi inan, sana çekmişim hafızamda çok iyi değil zaten, güzel anılardan ibaretse yaşam ne kadar kısa yaşadık yazık ki biz. Olan oldu geçti gitti yıllar biliyorum. Dedim ya ben tarih tekerrür etmesin diye seni ve sana benzeyen her şeyi törpülüyorum.

Hiç yorum yok: