MÜZİK

2 Temmuz 2011 Cumartesi

BABA&OĞUL SORGULAMALARI 2


Sonbahar bitmeden dönerdi geçen kış gittiği seferlerinden. Şehirlerarası otobüs terminalleri benden çok gördü onun yüzünü. Sürekli yeni bi keşif içinde yeni işler peşinde bir gezgindi benim babam. Her yıl getirdiği oyuncakları sayınca uğramadığı yıllar çıkardı evine. Ama sorumsuz da deseler uğursuzda deseler kahramanımdı benim. Gezdiği şehirleri uğrağı kıyıları anlatırken uzaklara bakardı, o zaman ben o baktığı yerlerde durmak isterdim. Hiçbir hatırasının içinde olamazdım babamın. Kaçıncı çocuğu hangi evinde kaldığımı bilemezdi sorsalar. Babam baba olmak için gelmemişti dünyaya orası kesin, ama her sefer dönüşü de annemi boş bırakmamış aileye bir yenisi eklenmişti. Yani en kötü yaptığı iş en çok yaptığı iş olmuştu. Sahip olduğu en uzun vasıftı babalık. Tornacı, kaportacı, köfteci olmayı da denemişti baba olmak yerine. Çok zaman sonra onun bir kahraman olmadığını fark ettim ben. Fark edince o uzak şehirlere dönüştü babam. Yeni kardeşler kalabalık eşler topluluğuna dönüştürdü bizi. Onun eseri olduk birer birer hepimiz. Bir birinden uzak birbirini terk etmeye her an hazır ilişkiler yaşadık. Birini terk ederken acıtırken rahat biri oldum bende hep, baba olmayı hiç istemedim onun gibi. Şimdi babamdan kalma bi gamsızlık içinde hayatımda ki hiçbir şeye tam olarak sahip çıkamadım. Sevdiğim kimsenin yanında olmam gerektiği zamanlarda olmadım.Belki de kimi sevsem kendimden biraz fazla; babam gibi çekip gitmesinden korktum. Korkunca da ondan önce davranmayı marifet saydım. Geçerli bir neden değil biliyorum. Babamın geçerli nedenleri varmıydı hiç bilmiorum. Ama sanırım hala , hatta daima babamı herkezden biraz daha fazla seviyorum

Hiç yorum yok: