MÜZİK

22 Temmuz 2011 Cuma

SEN

İçim de bir çocuk.
 Sinemanın önünde sen.
 Dağılmış afişler bizi bekleyen gişe.
 Sıcak patates kokuları etrafta birkaç kişi.
O anın içinde adımlar oturmalar ve tüm konuşmalar.
Ayın portakal dilimi hali. Ve bazen gülümseyen yüzüm.
Bir sonu yaşamanın en az dramatikleştirilmiş hali.
Gözümde sakladığım hüzün, havamı değiştiren etraf sesleri,  Hızla geçip giden zaman.
Saklanmış yıldızlar.
 İki bin on bir yıl daha lazımdı her şeyi bu noktaya getirmek için.
Ama bir bilsen sen anın tatlı armağanı.
 Gecenin körpe serinliği.
Hayatımın tutkunluk ateşi.
 Üstünü iyice örtüp saklıyorum seni artık.
Ve sen; kalbimdeki köprüde ayaklarını sallaya sallaya oturma artık istersen.

Hiç yorum yok: