MÜZİK

4 Temmuz 2011 Pazartesi

usulca din lere sığınmak düşer aklıma...

Şimdi burası haziran sevgili, bilirsin en sevdiğim ayı’dır yılların. Başıma gelen tüm güzel şeylerden birisin haziranlarımda, belki de haziranlardan ümidimi kesmeliyim artık. Hani bir Vedat Sakman şarkısı kadar can yakıcı sözlerle başlardı ya tüm hikâyeler. Anahtarını asıverirsin ömrünün; bir kapı pervazına. Neden insan yüreğinin tuhaf bir hafızası var? Sen her Haziranda fark edeceksin bunu, gelip yerleşecek beni hatırlatan tüm ayrıntılar. Biz göründüğünden başka türlü yaşadık her şeyi. Tadı damağında kalmadı mı sinema çıkışı sohbetlerimizin. Gerçekten sarılırdık ağlarken ve karışırdı hıçkırıklarımız hava alanlarında, o zaman duyduğumuz bütün anonslar eşlik ederdi bize. Ben uyur kalırdım ya sonunu getirmeden oyunun. Sen tarif edilemez bir bakışla bakardın yüzüme o zaman. Şimdi bana çiçekler göndermişsin belki de hatırlatmak için bu günü. Senin gözünle bakmam bu kadar zorken dünyaya. Yüreğimde dokunulması zor yerlerime saldırma sevgili. Yoksa ben kaçacak bir tanrı ararım. Hem bilirsin sen arayan Mevlasını da buluyor, sevdasını da.

Hiç yorum yok: