MÜZİK

10 Ekim 2011 Pazartesi

Berna'nın yüreğinden

....kalemleriniz varsa sizin defter aralarında, izin verin hayalini kurayım yüreğinizin.
....Zeka ancak araç olacaktır bizim yaşantımızda, yazmaya değer tek şey olduğuna göre duygular.
....eğer şair olsaydınız varlığımdan haberdar olduğunuz ilk anda fark ederdiniz beni, yolda karşılaşmış bile olsak göz göze gelir , aynı otobüse biner uzaklara giderdik belkide , bir şehir ancak dünyaya yüreğiyle bakan insanlarla göz göze gelinemediğin de terk edebilir ve o şehir, onu yazacak bir şair kalmadığında meydanlar boyu yalanlar yetiştirirdi çünkü.
.... yine de gel bu şehre bir gün. Sakin duruşuna benim penceremden bir bak. Tanış üstünde göz yaşlarımı kuruttuğum ördeğimle ve kokla yastığımı. Üstünde seni yazdığım masamda gezdir parmaklarını, bu sarı ışığın altında ne çok not vardır bana dair bir bilsen. Tanıdığım bütün insanlar benden farklı, oysa sen gördüğüm herkese benziyorsun. Bu şehrin sana çok benzeyen insanlarıyla yürü, konuş, çalış ve yaşa, yaşayabilirsen...
.... belki tanışamadık bile senle, senden bahsediyorum hayatımın büyük aşkı. Nerdesin? Şimdi uzanmış ağlıyorsun dur biten bir aşk için ya da sarılıyorsun dur ihtiyacı olan yüreklere. Kıskanmadım da, içim buruldu. Burdayım , okuduğun satırların arasında, parmak aralarında ruhum, yüreğimde ortada.
.... Becerebildiğim de otobüse bindiğim de ağlamadan uzaklaşmayı büyümüş mü olacam dersin? Ya o zaman kocaman laflar, kocaman kitaplar, senin gibi adamlar küçük gelirse bana?
....göz göze gelerek konuşmaların, sarılıp ağlamaların yetersiz kaldığı bir noktadayım. Bir noktadayım devam edip etmeyeceğini bilmediğim.
.... Olmadığım bir şehirde tanımadığım insanlara dokunuyorsun , işte bu durumda bana çok dokunuyor.

Hiç yorum yok: