MÜZİK

7 Kasım 2011 Pazartesi

DENETLEME BEKLEYEN DÜŞÜNCELER...



İsa tanrının sevgi olduğunu söylermiş. Bu duyduğum en büyük açıklamalardan biri, sevgi ve tanrıyı eş anlamlı tutması, - sonsuz sevgiyi bilirsen tanrıyı da bilirsin- bakış açısı. Ancak zihin sonsuzluğa ait hiçbir şey bilmez ki! Kalp sonsuzluğu hayal etse bile zihin onu sürekli değerlendirir. Çünkü zihin sevginin bir süre sonra biteceğini bilir. Uzun sürse bile biteceği korkusu orada kalacaktır. Korku haklıdır. Aslında zeki olmasaydın daha uzun sürerdi. Gerçekten aptal olsaydık bunu anlamak çok çok uzun sürerdi. İnsan ne kadar akıllıysa sevgisi o kadar kısa sürecektir.( tahmin ettiğiniz anlamdaki sevgi) bu nedenle insanlar giderek akıllanıyorlar. Sevgide kısa süreli bir olaya dönüşüyor. Geçmişte neredeyse kalıcıydı; boşanma diye bir şey yoktu. Eğitimsiz ülkelerde boşanma diye bir şey hala yok! Bilgi ve eğitim arttıkça boşanma oranları da o derece artar. Bunun en basit nedeni birbirlerinden sıkıldıklarını anlamalarıdır. O zaman sürdürmenin anlamı yoktur. Kalp sonsuzluk derken dikey boyuttadır. Oysa zihin yatay olarak yaşar,geçmiş ve gelecekte yaşar. Aslında zihin zamandır ve onun için sadece şimdi ki zaman yoktur. Kısa bir hikaye;
     İki avcı avlanmak için ormana gitmişler. Çalılıkların arkasına saklanıp hayvanların ortaya çıkmasını beklemişler. Avcılardan biri arkadaşına bildiği ipuçlarını ve işaretleri vermiş. O sırada bir kaplan geçmiş. Eli tetikte olan arkadaşı donup kalmış ateş etmemiş. Avcı öfkeyle sormuş – neden ateş etmedin? -  arkadaşı – o kadar hızlıydı ki onu ancak görüş alanımın dışına çıktığında gördüm – demiş.
Şimdiki zaman budur. Ancak görüş alanının dışına çıktığında görürsün. Çok tan geçip gittiğinde fark edersin. Zihin o kadar hızlı değildir. Sana sevme demiyorum. Sadece derinliğine in. Başarısız sevgiler aslında iyidir. Seni yeni yolculuklara çıkarır. Sevgiyi bir ömür boyu yaşamak için istiyorsan, onu tüketmemelisin. Özlem ve acı besler sevgiyi. Çok görüşmek – çok konuşmak- çok tartışmak bitirebilir.
Doksan üç ve doksan beş yaşlarında yaşlı bir çift avukata giderler ve boşanmak istediklerini söylerler. – boşanma – diye şaşkınlığını ifade eder avukat. Birbirinize her zamankinden daha çok ihtiyacınız var her ne olursa olsun bunca yıldır evlisiniz, ne anlamı var?
Pekala-  der karı koca ‘ yıllardır boşanmak istiyoruz, fakat çocuklar ölene kadar bekleyebileceğimizi düşünmüştük…’
Epeyce beklemişler! Artık problem yok ayrılabilirler, hala kavuşma yok, boşanma var. Ayrılık fikrini canlı tutmuşlar ve yıllar geçmiş. Sende özlemini canlı tut, o maneviyatının tohumudur. Özlemin var oluşun mutlak başlangıcıdır. Sevgilin yalnızca bir mazerettir. 

Hiç yorum yok: