MÜZİK

15 Aralık 2011 Perşembe

NOEL BABA BİZE DE GELİR MİSİN?

2012’ nin eşiğine geldiğimiz şu günlerde zamanın ne kadar hızlı geçip gittiğini düşünüp şaşıyorum. Günler geçip giderken insan ister istemez bazı değerlendirmeler yapıyor. Önce içinde bulunduğumuz dünyada, ülkemizde ve yakın çevremizde değişen ,değişecek olan her şey değerlendiriliyor. Hayatımızda ne gibi olaylar oldu, biz bu olayların neresinde durduk? Tüm bunların yanında yeni yıla dair hayaller, umutlar ve hedefleri de eklersek; hatta içimizde harmanlarsak  acaba bir şeyler değişir mi? Aslında bizi etkileyen olayları yaşadığımız anda hayatımız zaten bir değişime uğruyor. Yine de Yeni Yılın güzel yanları var, adı üstünde bir yenilik taşıyor ve buna paralel olarak motivasyonumuzu yükseltiyor. 2011 hareketli ve yoğun bir yıldı dersem yanlış olmaz sanırım. Birçok tatsız gelişmenin yaşandığı karışık bir dünyada yaşıyoruz. Sıcak olmasa da ( ki sıcakta olabiliyor) siyasi bir kaosun yaşandığı, su götürmez bir gerçek. Bu günlerde birçok dergi ve gazete 2011’in en çarpıcı olaylarını ,resimlerini ,gündem maddelerini listeleyecektir. Açıkçası olayları şimdiden tarihlendirmek ne kadar doğru bilemiyorum. Sular çekildikten sonra ortaya çıkanlara objektif bakmak şu anda mümkün görünmüyor. Hızla gelişen teknoloji ve bilim farklı boyutta bir yaşam tarzı sunmaya yeni başlamadı. Her şeyin kolaylaştığı ve mümkün olduğu bir dünyada önümüzdeki yıllar Google’a “GELECEKTE ARAYIN’”butonu ekler mi ,bilemiyorum. Ama materyalist öğelerin ağırlıklı olduğu bir dünyada bu hayal olmasa gerek. Eminim hepimizin geçtiğimiz yılda öğrendiği ve paylaşmak isteyeceği birçok şey vardır. Acı ve tatlısıyla devam eden yaşamda yeni edinimlerin olmaması mümkün mü? Ayrıca yeni yılın neler getireceği ile ilgili de hesaplar da  vardır kafamızda. Keşke beklediğimiz birçok şeyi Noel Baba’ya ısmarlayabilseydik. Neler yazmazdık o mektuba öyle değil mi? İşte benim mektubum:
   Sevgili Noel Baba,
Daha samimi olmak adına sana Nail Baba demek istiyorum. Senin Tanrı  adına çalıştığını düşünüyorum. Eminim şu aralar Hristiyan kardeşlerimden bol bol mektup alıyorsun. Acaba sen benim ülkeme de gelir misin?  Biliyorsun benim için yoğun bir yıldı. Beklediğim birçok şey gerçekleşme konusunda direniyor. Sanırım senin için lafı bile edilemez şeyler bunlar. Aşağıda olmasını kısa vadede beklediğim bazı maddeler var. En azından %70 gerçekleşme oranıyla hayatım değişebilir;
  • Öncelikle sevdiğim herkes için sağlıklı ve mutlu bir yıl istiyorum.  (Onların aralarında bir sıralama yapamam ;ama sen en iyisi benden başla)
  • Sen bir kadının ayakkabıyı vitrinde görüp alamaması ne demek bilir misin? Kesinlikle bol kazançlı bir yıl olmasını istiyorum.
  • Sabahları minibüs çok kalabalık olmasın ve akşam birkaç dakika için kaçmasın istiyorum.
  • Daha güzel yazabilmek için ilhamın ( peri cin ya da hangi alemden geliyorsa) daha sık gelmesini istiyorum.
  • Toplumsal olarak istenmesi gereken şeyleri bilirsin: Küsler barışsın ,herkes mutlu ve sağlıklı yaşasın ,kucaklaşsın falan filan işte …( En sık dilenen şeylerin başında gelmesine rağmen gerçekleşmemiş olması umutlarımı kırsa da…)  
Sırf çok abarttın deme diye burada kesiyorum mektubumu. Umarım kendi el yazımla yazmamış olmam bir karışıklığa yol açmaz. Yine de bir çıktısını alıp yastığımın altına koyacağım. Sen kapıdan gelmezsin diye bildiğimden evi tarif ediyorum :Fırının karşısındaki yüncünün üstü ,2. Kat, koridora girince sağdan ilk kapı. Sana güveniyorum. Sevgilerle…
Kısa vadede gerçekleştiremeyeceklerimiz ve mücadele etmek zorunda kalacaklarımız için ne düşünüyorsunuz bilemiyorum. Hayat maalesef olmasını istediğimiz kadar adil değil. İşte benim yeni yıl dileğim bu söz üstüne kurulu. Yaşam size ve sevdiklerinize cömert ve adil bir yıl getirsin. Ve geri almaya hiç gelmesin ;)

Hiç yorum yok: