MÜZİK

3 Aralık 2012 Pazartesi

bazı şiirleri alkışlamak-4 - GÜNÜN BELLİ SAATLERİNDE SENİ UNUTMAYI DENİYORUM

“Unutmak için verdiğim bunca çabadan
geçtiğim bunca yıldan sonra
tam unutmaya alıstırmışken kendimi
artık unutmak istemediğimi fark ettim


 dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var

 Halimi anlatacak sözler yazamam artık
Bu kavruk mektuba
Rüzgârdan yan yatmış otlar koydum
Gerisini sen anla…



”Sevgilim günün belli saatlerinde seni unutmayı deniyorum”

Bir masal 
Birtaş ağırlığında olabilir mi? 
Olurmuş meğer. 
Birlikte bir masala inanmak istedim 
Ben seninle, sadece bu. 
Sen beni tek 
Tek 
Tek bıraktın. Benim artık taş taşıyacak, 
Taş kaldıracak, taş atacak 
Halim mi var!



Sanma ki inadımda sarı bir safra / dilimde uçuşan rüzgârlı bir sayfa / sözlerimde silinmiş şifre vardır

Gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
Ve inançlı, gitmenin bir şey değiştirmediğine.


Bilemem, belki bu yüzden
Ben sana yanlış bir yerden edilmiş bir büyük yemin gibiydim.
Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
Yine de hep döneyim döneyim istedim.

 İçli bir bulut geçiyor üstümüzden,
Kalk gidelim..


 Sanma ki daha dönmeyeceksin.
Kalsan da bir yer için, aslında hep gidiyorsun.


 “seni kırdığım yerden beni de kırdılar.
ben hiçbir cümleye ağlayamam artık seni.”


yine de giderayak, gözlerine, ellerine, ayaklarına
tutulmuşluğumu herkes bilsin isterim.





Ben zaten o ilk acıyla ölmediğim de çok gücenmiştim hayata.

utanma!
ayıp değil ki bu
bak ben utanıyor muyum?
kanayana kadar dizlerim, misket oynarken
hem unutma herkes birilerinin yarasını taşır uzaklara…
” 
 "onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. titreme daha fazla kalbim. bağışla kendini artık onu da bırak gitsin. bırak gitsin. o senin ezel gününden kaderin sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin." 
 “Ben sana yanlış bir yerden edilmiş
Bir büyük yemin gibiydim.
 
 
ey kimselere değişmediğim
ayrılığın neden bunca ağır?
hani adalet?
bir kasım’ dan öteki kasım’ a
bir yanım kör bir yanım sağır.

 “Unutmadım aramızdaki beceriksiz dili
Dünya yordu bizi.
Benim de söyleyemediklerim var.
Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
Uzun bir yolu geliyoruz seninle, yolu geldikçe anlıyorum ki,
Biz,
bu dünya üzerinde yürüyemiyoruz bile.

Birhan Keskin

Hiç yorum yok: