MÜZİK

20 Ocak 2014 Pazartesi

İRoNİ

Yaşadığı sürece hiç bir kitabı 2.baskı yapmadı. Tıpkı Kafka gibi neredeyse tüm yayın evleri tarafından reddedildi. "Tutunamayanlar" taslağı bir çok yayın evinin yayın çizgisine uymadı 'bir şey anlatmıyor gerekçesiyle..
Kitap yayınlanmadan önce bir çok yazısı dönemin edebiyat dergileri tarafından görmezlikten gelinerek geri çevrildi. Oysa çekirdekte bekleyen; Türk Edebiyatının önemli modern yapıtlarından sayılacaktı.

 Oguz Atay 'ın hayal kırıklıkları onu pes ettirmedi ama, bütün bunlar belki de ona şu sözleri yazdırdı
 " bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.

  Bende böyle hissediyorum sanırım. Edebi bir sınıfta yazmak istemiyorum. Aynı olmak böyle kalmak istemiyorum. Ben önce kendim için yazıyorum, kendi içim, aklım, vicdanım için. Aslında yaşamak için yazıyorum. Nefes alma ihtiyacım kadar şart olduğu için yazmak. Hiç kimseyi sevmeden, hiç bir kitap okumadan, hiç bir düşünceye inanmadan yaşayabilirim de, yazmadan yapamam biliyorum.

 Ben edebiyatta özgür yenilikçi ve öğretilenlerden kurtulmuş bir yapıtla raflarda yer almak isterim. Mühim olan içinde bulunduğum yüzyılda alkış görmem değil zira "deha, zamanında değil, hiç bir zaman keşfedilemeyendir". Bence sanat ve edebiyat bir şeyi anlatmak zorunda değildir. Daha doğrusu karakter yarATMAYA DAYANAN KLASİK edebiyatta tabuları yıkmak gerek. Benim kendimle ilgi hedefimdir içinde bulunduğum yüzyıla farklı yapıtlar çıkarmak..


 Ve sanırım özgürlükçü sanat isteğim yaşım ilerledikçe daha kuvvetle artıyor. Mesela Türkçe neden oldukça zor bil dil. Çok fazla betimleme tanımlama ve elbette eş seslilik taşıyor. Çünkü çok kültürlü bir milletin dili evet. Ama aynı zamanda özgürlüğü yaşamın her yönünde isteyen insanların dili.

 Toplumlar içinde özgürlük isterim, siyasi olarak Sosyalist modeline inanıyorum. Ama her ülke kendi sosyalist modelini kendisi kurmalı diyorum. Ben Sovyetler'in 70'lerde kurduğu modeli kabul etmiyorum. Bence yüzde yüz özgürlüktür Sosyalizm.

 Halka kim zulmediyorsa, kim eziyor, kim ezmişse, onu kim sömürmüş, kim sömürüyorsa bu halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben kalemimle ve tüm varlığımla onun karşısındayım.

  Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık ve özellikle de kültürel bağımsızlık.. Sosyalizm bu milletin yaşam şeklidir. Örneğin bu çağa gelene kadar çok tanrılı inançlardan farklı dinlerde yaşamış toplum İslamiyet içinde batıl inançlarından vazgeçmemiştir. Biz asla bir kültürü yok etmedik sadece beslendik. Oysa çağımızda kültürler birbirlerini yok etmek için kullanılıyor...  "Dünya üzerinde bin kültür çiçeği olan bir bahçe gibi. Ben bu bahçedeki tek bir çiçeğin bile yok olmasını istemem diyor" ya Yaşar Kemal.. İşte öyle...






Hiç yorum yok: