MÜZİK

5 Ocak 2014 Pazar

ODA VE PETUNYA

Bu hayatta tanıdığım çoğu insanlar , etraflarındaki kendileriyle ilgili gelişmelere kayıtsız kalmayan fakat onlar için küçük önemsiz olanlara anlam yüklemekten kaçan insanlardı. Bazen öylece durur hayatı kaçırdığımız o noktanın neresi olduğunu uzun uzun düşünürüz. Anlamı olmayan o küçük önemsizler hatırlanmadıkça eksik olanları hep hissedeceğiz. İnsana bir oda, pencere altı bir petunya yetmez....
Oysa yaşamış olduğum yıllar beni adreslere hiç bağımlı kılmadı. Ne bir adı, ne bir toprak parçasını nede bir objeyi tapularcasına sahiplenmedim hiç. Ben sadece birilerini, kök salmış şeyleri, kirlenmemiş duyguları sevip anlamaya çalıştım. Bu tür bir yaşamda çevremdeki aktörlere karşı duyarlılıklar geliştirdim. Acıları, sevgileri, umutları, ihtirasları besledim. Tüm bunları düşünce bazında kendime ait duygusal derinliklerimi kullanarak kalemime yönklendirdim. Yazmaktan başka , yapabileceğim şey yoktu hayata..

Hiç yorum yok: