MÜZİK

21 Nisan 2014 Pazartesi

GÜN...

"Aynı dili konuştuğunuz değil aynı duyguyu paylaştığınız insanla anlaşırsınız.
İki insanın her zaman anlaşması zaten mümkün değil, anlaşmaya gönlü olması yeterlidir"



Dün ne güzel bir gündü... Deniz nasıl parlaktı, sandallar güler yüzlü çocuklar kumlar ve taşlar nasıl kendi hallerinde huzurluydu. Kuşlar uzaklara gitmekten yollar insanları sevdiklerinden ayırmaktan vazgeçmişti sanki. Dünya üzerinde sanki kimse ölmedi dün. Kimse kırılmadı,  kimse  kimseye ihanet etmedi, insan kalbinde kötülüğe dair en ufak bir düşünce, en ufak bir hareket olmadığı gibi herkes biraz daha mı sevmeye başladı sevdiğini? ....
Düşündüm gece sevgi nedir diye.. hissettiğin şeyi bütünüyle algılayacak farkında lığı bulması zor insanın. Kendini anlamak yaşadığın şeyin içindeyken zor. Birde ne yazık ki öfkenin, acının, kırgınlığın kokusu daha kesif... Oysa sevgi oksijen gibi çok gerekli ihtiyaç olmasına rağmen, onun farkına varmak için gerçekten tamamen kaybetmek gerekiyor...
Gündelik anlaşmazlıkların telaşların ağızdan bir anda çıkmış sözlerin ne kadar küçük kaldığını gördüm sevgim karşısında. Genel olarak iyi davrandığınız olumlu şeyler paylaştığınız herkes sever sizi karşılığını verir /az yada çok/, pekala ya zor yanlarınızla sizin insan hatalarınızla , yanlış bakış açılarınızla, sizinle girdiği buhrandan çıkıp yüreğiyle size sarılan kaç kişiniz olmuştur....
İnişli çıkışlı zamanlarınız da, kafa karışıklıklarınız da, bulutlu zamanlarınızda yani lafın kısası iyi olmadığınız da,  sizi sevenler, gerçekten sevenlerdir. Dünya da siz vermeden birinin gelip göğsünüzün ortasından tatlı tatlı aldığı tek şey sevgi belki de ...
İnsanın yaşadığı aşk hak ettiğini düşündüğü aşk oluyor. Ben hep en fazlasını hak ettiğimi düşündüm.Ve bunu  sırtımı ona yasladığımda hemen anladım.
Hayat mağlup insanları acıları kayıpları çoğaltarak hızla akıp gidiyor. Ben şunu anladım ki hayatın içinde aşkın kavgasını veremeyenler hiç bir şeyin kavgasını vermezler, aşkın özgürlüğünü yaşayıp yaşatamayanlar ise hiç bir özgürlüğü yaşayamaz ve hak edemezler.
Bu yüzden belki de ben, ilk defa girdiğim bir yolda deli cesaretiyle yürüyorum. Ve korkmuyorum.....

Hiç yorum yok: