MÜZİK

24 Nisan 2014 Perşembe

KİNAYE

 Bir Matematikçinin Savunması kitabını okuyanlar iyi bilir yazarı Hardy günümüzde matematik için çıkmazda olduğumuzdan söz eder. Matematikte keşfedilecek her şey keşfedilmiştir ve sadece üzerine yazılıp çizilir haldedir ona göre. Matematik yapmak yerine onun hakkında yazmaktan başka çaresi olmadığını söyler yazar.. Şimdi bu kitabı neden hatırladığıma gelelim.
 Fuzuli'yi severim . Şairleri yalancılıkla suçlar sözlerini okudum biraz garip hissettim... Gerçekten acı çeken kişi acı çektiği konuda konuşamaz diyor. Şairler yalancı.... Üstüne düşünmeden kalemi elime alır almaz ilmek ilmek gönlümden geçeni en kolay yazdığım şey şiir. Hayali yazdığımda oldu, gerçek aşkıMı da yazıyorum. İçinde hayal içinde ümit içinde acı olmayanı yoktur şiirin. Eğer bu bir yetenekse ben bu yetenek için Tanrıma dua etmedim. Ama elbette şükrederim...
 Düşünmek ve yaşamak konusunda Bekiroğlu da okuyucusuna açık eder kendini. İnsan yaşayarak geçireceği vakti neden okuyarak yada yazarak geçirir ki? diye sorar okuruna. Fuzuliye benzer bir şekilde. Zaten okudukça okuduğunuz yazarın da kimleri okuduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Bende Bekiroğlu gibi düşünür buluyorum kendimi bazen. 
Yani okuduğumu kendime yakın hissediyorum. Kelimeyle düşünen bir insan değilim ben. Ben illaki kelimeyi cümleye çeviriyorum. İmkansızlık farz bile olsa benim bu cümle tutkum manayı kelime ile ifade edemeyişimden
Eksik kalışından kelimelerin. Karmaşık cümle kurmayı bozuk yazmayı sevmem; 
gerçekten öyle düşünmemden...  Başka türlü anlatamıyorum bu yüzden böyleyim ben... Sayfa üzerinde söylenmemiş söz yok bende biliyorum. Farklılık çabam yeni olma gayemden. Okuyucuya ulaşma, tanınma, çok satma bir yere kadar olacak, bunları paylaşmam içimde kalan cümlelerden kurtulma isteğimden.....
Tamam kalbimin gücünü, kırılganlığımın iç dökümünü, aşkın, metafiziğin, okuduklarımın, duyduklarımın tamamını estetize ediyorum, idealleştiriyorum biliyorum. Düpedüz yazıyorum. Yazmak için yaşadığımda; bir künye gibi boynumda asılı. Ama ben gördüğümü söylüyorum. Netice de ben yazarken hem gerçekçi hem de mecazlıyım. Üstelik ikisini birbirlerine istediğim şekilde karıştıra bilirim. Yani ben aslında kinayeli ve efsaneliyim... Eğer böyle değilse ya ben hayal görmüşümdür yada siz hayal göremiyorsunuz dur..

Hiç yorum yok: