MÜZİK

10 Temmuz 2014 Perşembe

KIŞ UYKUSU

Film umduğundan iyi edebi diyaloglarla doluydu... Fazlaydı...  Cüretkar derecede felsefik , fazlasıyla objektif, korkunç derecede ayrıntıcıydı... Ama baştan söylemeliyim bu filmi izlemeden önce Antonioini, Bergman, Tarkovsky, Uzo, Çehov, Dostoyevski, Mozart gibi insanları bir parça anlamış olmak.. Hedonizm sürrealizm nihilizm biraz da burjuvazi akımlarının üzerinde düşünmüş olmak gerekmektedir.. Yoksa evet size film sıkıcı ve uzun gelecektir...
Sanat ve vicdan bir araya gelmiş desek yeri aslında
Yanan sobanın her aydınlığında Camus vardı.. Sheakspeare'in kibirli tavırları , Dostoyevski'nin yanan ateşte para yakan budala'ları vardı...Çehov'un küçük ve yıkıcı dünyası vardı..
Bu ülkedeki çoğu aydın insan gibi eşine kardeşine arkadaşına kiracısına yabancılaşmış bir Aydın bey vardı filmde. Dudak kenarı gülüşlerle kimi zaman bağışlayan kimi zaman yargılayan sözler vardı.. Kötülüğü sürekli boyun eğerek yenebileceğine inan bir Necla hanım vardı.
Dinsiz ve mağrur İsmail, ailesi için gururun her türlüsünü ezip geçmiş bir Hamdi hoca vardı. Babalar tanrı gibidir, tanrısına zarar vereni gözleriyle yok etmek isteyen küçük İlyas vardı. Hidayete erememiş Aydın beyin dalgınlığına zor katlanan Hidayet vardı. Kadınsız ve şiirsiz yaşamanın ağırlığıyla yaşlanmış Suavi vardı.

 Öyle bir zifiri karanlık sahnesi vardı ki (böylesini her hangi bir filmde görmüş olmazsınız) ahır önünde merhametli atlara verip tavşanlara göstermeyen insanlık vardı. Soğuk bozkırda bir nefesti Nihal ve gördüğümüz en itici karakterdi. İnsanlar arasında her zaman hastalıklı ilişkiler olacağı gerçeği vardı.
Aydın bey ve eşi Nihal ilişkisi kendi başına sayfalar dolusu konu edebilir o yüzden hiç girmiyorum.
Oldukça edebi sahneleri muhteşem diyalogları görselliği ve oyunculuğuyla çok fazla bir filmdi..
İçimi en çok acıtan sahne ise Küçük İlyas'ın babasını döven adamlarla aynı mesleği yapmak için matematik çalışmasıydı...
Neticede kalın bir Dostoyevski kitabı gibiydi...

2 yorum:

deeptone dedi ki...

heeey sana bir ödül verdim kiii :)

Kafa Dergi dedi ki...

Tamamen zamansızlıktan dolayı gidemediğim bir film! Olmadı evde izleyeceğim DVD'si çıkınca... :)

Ben de Kafa'ya beklerim, sevgiler...