MÜZİK

21 Ağustos 2015 Cuma

DİKEY VE YATAY MUTSUZLUK

Ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
bunu da sonradan öğrendim


Mutsuzluktan söz etmek istiyorum 
dikey ve yatay mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun
sevgim acıyor..

ilaç milaç bok püsür
şuramda bir şeyler var
sahiden bir şeyler var
haykırmadan anlatamam...


Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar..

"ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı"

üç kere üç dokuz eder bilirsin
birin karesi birdir
kare kökü de
bilirsin
"mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda yada dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez 
garip bir biçimde
hep sonsuzdur..


hepinize iyi niyetle gülümsüyorum hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
ben tam kendime göre
ben tam dünyaya göre
ama sizin adınız ne?

benim dengemi bozmayınız


  ben insanım bu kaygılarım da geçer / yalan söyledim geçmez değişir..
                                                         

                                                         ustasın sabahları yapmada
en katı yoklukları koyarak insanın içine
akşamüstlerinde biraz gaddarsın
sular ve zamanlar kararırken...        



NUR İÇİNDE YAT SEVGİLİ UYAR....

“..turgut beni her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak, ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım…” (tomris uyar)

Hiç yorum yok: