7 Ocak 2022 Cuma

SİHİR

Düşüncelerimiz, sözlerimiz, davranışlarımız ne kadar sihirli..

Bir şey söylediniz gerçek olmaz mı? Bir şey düşündünüz öyle olmasından korktunuz mu? Tamda öyle olmaz mı? Karşınızdakine bir davranışımız, bir soruya cevabımız, belki telefonu açışımız çok dostane cümleleri öfkeye dönüştüremez mi? Bir sarılışımız , bir tatlı bakışımız başka türlü yapmaz mı herkesi? Acaba görüşür müyüz? dediğimizi görür. Acaba artık sonuna geldik mi dediğimizin sonuna gelmez miyiz?
Akışa bırakmak bence doğru değil, biziz her şeyi çok başka yapan, en çok hiç bir şey yapmadıklarımızdan pişmanız. Tek geri dönmeyen zaman. 
Son kez mi sarılıyoruz dediysek son olur. Bir önemi yok dediklerimiz artık önemsiz, düşünmek istemediklerimiz kendini tekrar edebilir mi? Bize bir şey söyleyen Evreni duyuyor muyuz? Bize istediklerimizi veriyor, biz seçtiğimiz hayatı yaşıyoruz. Anlamsızlıklara biz bir anlam yüklemedik belki de. Öyle olsun istemezdik. Ama öyle 'Söyledik. Bitirmek istediğimiz duygular biter. Bitmez demeyin ..
Kötü olanlarda biter, umutsuzlukta, yalnızlıkta.. Geriye gerçekte düşündüklerimiz kalır. Gerçek dostlar, gerçek duygular, gerçek inançlar. Biz inandıklarımızla kalırız.

Dünyada hepimiz sallantılı korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi uzanır tutunuruz. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, işine, sanatına, çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi en güçlü olduğuna inanır ama gülünçlüğünü fark etmez. Çeştepe ,Tepecik arasındaki pamuk tarlalarına tutunan bir adam tanımıştım. Her zaman malıyla konuşulmak övülmek isterdi, her şeyden önce o tarlaları gelirdi. Daha gülünçleri de vardır tabi. Ben toplumdaki değerlerin iki yüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri. Gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum 'Gerçek sevgiyi. Ve o benim yanımda. İnsan aradığını bulmaz mı? Tekmelediklerimiz gidiyor, kötü duygularını tekmele. Ve el uzattıklarımız bize gelir. Hadi sarıl.

Hiç yorum yok: